Sürdürülebilir kalkınma

0
57

“Sürdürülebilir kalkınma” günümüz kuşaklarının gereksinimlerinin gelecek kuşakların gereksinimlerinin karşılanmasına zarar verilmeden gerçekleştirilmesidir.

OECD (Ekonomik İşbirliği Kalkınma Örgütü) tarafından yapılan bu “resmi” açıklamanın karşısında popüler kültürün bir parçası haline gelen şu söz vardır: “Son ağaç kesildikten, son ırmak zehirlendikten, son balık yakalandıktan sonra paranın yenilmeyeceğini anlayacaksınız.”

Bu söz ise bir kızılderili reisi tarafından söylenmişti ve OECD’nin resmi tanımına göre sürdürülebilirliği çok daha net ortaya koyuyordu.

1960’lı yıllarda kurulan OECD’nin ortaya koyduğu tanım nitekim bir tanım olarak kalmış ve kapitalizmin sermaye kaynaklarının azalması karşısında “küreselleşme” yaklaşımını getirmesiyle tam olarak uygulanamamıştı.

Artık dünyanın “sürdürülebilir” olması, gelecek kuşaklara bırakılabilmesi değil, “kaynakların sürdürülebilir” olması gündeme gelmişti.

Bugün pazarlama kavramı da, sürdürülebilir kalkınma düşüncesine paralel olarak bir takım evrimler geçirmektedir.

Yeşil pazarlama, eko-pazarlama ve son dönemlerde gündeme gelen “sürdürülebilir pazarlama” yaklaşımları aynı zamanda ürünleri de çevreci ve sağlıklı ürünler haline getirerek pazarlamanın yollarını aramaktadır.

Sürdürülebilir pazarlama kavramı, ürünlerin dünyanın ve yaşamın sürdürülebilirliğine, çevreye ve sağlığa zarar vermemesine bağlı olarak üretilmesini ön görmektedir.

Bugünün yeni ve çok önemli yaklaşımları olan bu yaklaşımları geliştiren ve koruyan firmalar geleceğin dünyasını kuran firmalar olacaklardır.

Sağlık sektörü bütünüyle bu kavramlara karşı duyarlı olmak durumundadır.

Sağlıcakla kalın.

Orhan TAŞOVA
otasova@medikalplus.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here