Sağlıkta kalite hedefi ve SUT fiyatlarındaki çıkmazlar

0
50

Sosyal güvenlik kurumlarının SGK çatısı altında birleşmesiyle sosyal güvenlik sistemi sıfırdan başlayarak yeniden yapılandırılması planlanmış ve bu yolda çalışmalar başlatılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nun sürdürülebilir ve yürütülebilir bir sosyal güvenlik sistemi üzerine yapmış olduğu çalışmaları takdir etmemek adaletsiz bir değerlendirme olur. Yeni yapılandırma çalışmalarının başlaması ile birlikte Anayasa Mahkemesi’nin SGK’nın yapısı üzerindeki bazı iptal kararları olması kurumun yapılanmasına ve planlanan çalışmaların sekteye uğramasına neden olmuş, süreç bir hayli uzamıştır.

Yetkili ve etkisiz bir kurum

SGK yetkili ve bir o kadarda etkisiz kurum haile getirilmiştir. Bu geçiş süresince halkın sağlık hizmetlerinden mağdur edilmemesine azami özen gösterilmeye dikkat edilirken, süreçte yaşanan olağan sıkıntılar sağlık hizmetlerinin sunulmasında kamu dışındaki zinciri oluşturan diğer halkalara yüklenmiştir. Halkaları oluşturan Tıbbi cihaz tedarikçileri, Eczaneler, özel sağlık kurumları geçiş sürecinin sıkıntılarını fazlası ile yaşayan taraflar olmuşlardır. Yaşanan sıkıntıların Tıbbi cihaz sektörünü etkileyen faktörlerin başında SUT fiyatlarının belirlenmesindeki adaletsizlikler, MEDULA sisteminin oluşmasındaki sıkıntılar, İlaçta Barkod sistemi ve bu konuda yapılan tüm yenilikler sistemin içinde olan tüm paydaşları fazlası ile etkilemiştir. Bu süreç öncesi iki üç ayda ödemelerini yapan özel hastaneler Tıbbi cihaz bedellerini ortalama altı aya çıkartmışlardır.

Fiyatlandırma

Üniversite hastanelerinin finans sorunlarının tavan yaptığı bu dönemde firmalara yapılması gereken ödemeler yapılamadığından iflas eden firmalar olmuştur. Bu dönemde sektör iktidarda olan hükümete ne kadar teşekkür etse azdır. Döviz kurlarının stabil seyretmesi kur artışlarının olmaması bir nebze firmaların işini kolaylaştırmış, ekonomik istikrar firmaların yaşamına can suyu olmuştur. Döviz kurlarında son dört ay içinde gerçekleşen dalgalanmalar o dönemde olmuş olsaydı sektörde şu anda faal Tıbbi cihaz firma sayında gözle görülür azalmalar olurdu. Tıbbi cihaz tedarik zincirinin aksamış olmasından dolayı sağlık sistemi yürütülemeyecek hale gelebilirdi. Gelinen noktada geçiş süreci tamamlanmış mıdır? Yoksa süreç devam mı etmektedir? Bazı önemli konularda yaşanan belirsizlikler geçiş sisteminin sona ermediğini göstermektedir. SUT sağlık uygulama tebliğindeki fiyatlandırmaların nasıl oluşturulacağı, fiyat belirlemede kriterlerin neler olacağı halen belli değildir. Mevcutta uygulanan fiyatlandırmalarda ürünler ve branşlar bazında çarpıklıkların olduğu herkesçe bilinmektedir. Fiyatlarda çarpıklıkların giderilmesi, fiyatlandırmanın hangi kriterlerde tespit edileceği belirlenmeden SGK’nın geçiş sürecini sağlıklı olarak sonlandırdığını söyleyemeyiz.

Belirsizlikler

SGK’nın Tıbbi malzemede kalite kriterleri var mıdır? Varsa nelerdir? SUT fiyatlarının en düşük ihale fiyatlarını temel alarak belirleme kriteri sektörde malzeme kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır. Piyasa Gözetim ve Denetim biriminin raporları pazarda kalitesiz Tıbbi cihazların giderek arttığını göstermektedir. Mevcut SUT fiyatlandırmalarının sektöre yansımış şekli Tıbbi cihaz üreten gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki üreticilerin Türk Medikal sektörü için ucuz, ikinci kalite Tıbbi cihaz üretim bantları oluşturduklarına dair duyumlar alınmaktadır. Kalite standardına bakılmaksızın ucuz fiyata endeksli tıbbi malzemeler insan sağlığını ciddi şekilde tehdit etmekte ve aynı zamanda ekonomik olmaktan çıkarak, sonuçta SGK’nın daha fazla ödeme yapmasına sebebiyet vermektedir. (Ucuz malın ekonomik olmadığı gerçeği unutulmamalıdır.) SUT fiyatlarının sabit olması, kur artışlarında otomatik olarak oransal artışların öngörülmemesi Tıbbi cihaz tedarikçilerinin hizmetlerini ve taahhütlerini yerine getirememe durumu ile karşı karşıya bırakmaktadır. Kuvvetli tedarik zincirine sahip olmayan hizmeti sunucularının hizmetleri aksatmakta aynı zamanda hizmet ve fiyatlandırmadaki rekabet şartlarının azalmasına sebep olmaktadır.

Yapılması gerekenler

Tıbbi cihazlar performanslarına ve özelliklerine göre sınıflandırılarak fiyatlandırılmalıdır. Kalite kriterlerinde CE sertifikası, ISO, FDA belgisi gibi belgeler kalite standardı olarak kabul edilmemelidir. Tıbbı cihaz performans takip sistemi oluşturulmalı. Bu konuda hastanelerden geri bildirim yapmaları konusunda bir uygulama başlatılmalıdır. Tıbbi cihaz değerlendirme komisyonları oluşturulmalı. Komisyonlarda branş hekimleri, Biyomedikal mühendisler, sektörel sivil toplum kuruluşlarından konuyu bilen uzmanlara yer verilmelidir. Belirlenen kalite standartlarını taşımayan Tıbbi cihazların hastanelere alınmasına, ithal edilmesine ve bedellerinin ödenmesine izin verilmemelidir. Tıbbi cihazlarda üst standartlara sahip (lüks) sınıfına giren malzemeler için hastaların sisteme katkı payı ile iştirakleri sağlanmalı. Tıbbi cihazlarda kalite ve performans standartlarının belirlenmesinde Piyasa Denetim ve Gözetim Dairesiyle SGK ortak çalışmamalar yapılmalıdır. Kalite standartlarına göre reel olarak belirlenmiş SUT fiyatları döviz kurlarının artış oranlarına paralel olarak otomatik ayarlanır hale getirilmelidir. Türkiye olarak henüz yüksek teknolojiye sahip Tıbbi cihaz üreten ülke olmadığımızı, bu konuda % 85 dışa bağımlı olduğumuz gerçeğini unutulmamalıdır. Üretici ve tedarikçi zarara ve iflasa sürülmemelidir. İlaç fiyatlarının belirlenmesindeki kriterler Tıbbi cihaz fiyatlarının belirlenmesinde geçerli olmalı, fiyatlar üç Avrupa Birliği ülkesindeki fiyatların ortalaması baz alınarak belirlenmesi taraflar için bir kriter olabilir.

Reel değerler

Sağlık sisteminde sürdürülebilir ve yürütülebilir finans sisteminin oluşturulmasına paralel olarak İnsan sağlığı ve hasta konforunu sağlayan tıbbi cihazların tüm sağlık kuruluşlarında kullanımına özen gösterilmelidir. Bu konuda temel kriter SUT fiyatlarının reel değerler üzerinden belirlenmesi, kur artışlarında üreticinin ve tedarikçinin haklarının gözetilmesi gerekir. Bu prensip çerçevesinde birleşmek sağlık zincirini oluşturan tüm kamu ve özel sektörün ortak sorumluluğu olmalıdır. Aksi durumda sorunu meydana getiren bazı kurumlar veya kişiler olurken, bedelini Türk milleti olarak hepimiz öderiz. Herkese Sosyal Güvenlik, Herkese İnsanca Sağlık dileklerimle, Sağlıklı Günler Dilerim.

Mehmet Ali Özkan
mehmetaliozkan@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here