Ebiltem

Değerli dostlar, Üniversitelerimiz, yıllarca haklı ya da haksız nedenlerle toplumumuzun geneline yakın kesimler tarafından dile getirilerek “üniversitelerimiz neden hayata dair yenlikleri, buluşları üretemiyor ve ilimsel ve bilimsel çalışmalarını insanlığın hizmetine neden sunamıyor” diye eleştirilirler. Üniversitelerimizde, bu eleştirilere bütçe sıkıntılarını mazeret göstererek kısa yoldan cevap verme yolunu seçerler. Bu yazımda tüm üniversitelerimizle aynı bütçe, aynı yasa ve yönetmeliklerle yönetilen bir üniversitemizin 1994 yılından itibaren başlattığı çalışmalar ile ülke sanayinin gelişmesi için üniversite-sanayi işbirliğini sözde değil özde hayata geçiren, aynı çatı altında daha birçok çalışmayı başarı ile yürüten örnek bir kuruluş dan EBİLTEM’den bahsedeceğim.

Gelişmiş ülkelerin gelişme süreçleri incelendiğinde, bu ülkelerdeki üniversitelerin ilimsel ve bilimsel çalışmaları ile ülkelerin gelişmesinde öncü kurumlar olduğu kolaylıkla görülebilmektedir. Bu liderlik, sanayide, tarımda ve tıpta kısaca hayatın her dalına yayılmıştır. Bu ülkelerde üniversiteler ile sanayi etle tırnak misaliyle birbirinden ayrılmayan organlardır. Ülkemizde üniversite-sanayi iş birlikleri ne yazık ki gelişmiş ülkelerle mukayese edilemezken, gelişmekte olan ülkelerle dahi aralarında büyük uçurumlar bulunmaktadır. Üniversitelerimiz ve sanayicimiz bu durumdan şikâyetçi olmalarına rağmen nedense bu birliktelikler yaratılamamıştır. Sebeplerine bakıldığında üniversitelerimizin yönetim biçimleri, yasal mevzuat sıkıntıları, mali kaynakların yetersizliği, hantal yapı, karşılıklı güven problemleri ve iletişimsizlik ön plana çıkmaktadır. Son yıllarda başta Sanayi Bakanlığının San-Tez projesi ile birlikte TUBİTAK, KOSGEB teşvikleri, AB fonları sayesinde üniversiteler ile sanayimiz azda olsa tanışır görüşür hale gelmektedirler. Bu konuda bazı üniversitelerimizde bir hareketlenme gözlemlenirken, adı büyük bazı üniversitelerimizi bu çalışmaların içinde ne yazık ki gerektiği şekilde göremiyoruz.

Ülkemizde Üniversite – Sanayi işbirliği, Ar-Ge çalışmaları gibi daha birçok çalışmayı aynı çatı altında ilk başlatan üniversitelerimizin başında Ege Üniversitesi gelmektedir. Bu üniversitemiz kısıtlı kaynakları ve yasal mevzuat zorluklarına rağmen 1994 yılında kısa adı EBİLTEM olan Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni kurma cesaretini göstermiştir. Öncelikle o tarihteki Üniversite üst yönetiminin destekleriyle EBİLTEM’in kuruluşunu gerçekleştiren ve halen müdürlük görevini başarı ile yürüten Prof. Dr. Fazilet Vardar Sukan’a ne kadar teşekkür etsek azdır. Değerli hocamı ve ekibini EBİLTEM’i bugünkü başarılara ulaştırdıkları için kutluyorum. Ekipte görev yapan diğer yöneticilerin ve genç beyinlerin, heyecanlı ve pozitif çalışmalarını gördükçe üniversitelerimizin bu tür çalışmalarda geç kaldıklarını düşünüyor ve üzülüyorum.

Değerli dostlar; EBİLTEM’in yapmış olduğu başarılı çalışmaların başlıklarını dahi yazmaya kalksam bu sayfaya sığmaz. Bu yazıyı okuyan ve EBİLTEM ile bu güne kadar tanışmamış meslektaşlarıma tavsiyem en kısa zamanda www.ebiltem.ege.edu.tr adresinden EBİLTEM’i tanımaları ve en kısa zamanda EBİLTEM merkezini ziyaret ederek EBİLTEM yönetici ve genç beyin takımı ile tanışıp, yapılan çalışmaların içine “nasıl dahil olabilirim” diye plan yapmalarını öneririm. Özellikle tüketimin % 85’i ithal olan sağlık sektöründe katma değeri yüksek ürünlerin üretimini hedefleyen yatırımcı firmaları bu kuruluşla iş birliği içinde bulunmalarının önemini vurgulamak isterim. Ülke genelinde sayıları bir hayli artan diğer üniversitelerimizi de sanayi ile ortaklaşa çalışmalar yapmaya davet ederken, özellikle İstanbul’da bulunan kamu ve özel üniversitelerimizi ivedilikle sanayi ile tanışıp ortak çalışmalarda bulunmalarını çok önemsiyorum. Türkiye’nin sanayi merkezi olan İstanbul katma değeri yüksek buluşlar için Üniversite – Sanayi iş birliği ve Ar-Ge çalışmaları için en uygun illerin başında gelir. Türkiye’yi gelişmiş ülkeler sıralamasında ön sıralarda görmek ve kalıcılığını sağlamak ancak ilim ve bilim kuruluşları olan üniversitelerimizin liderliğinde sağlanabileceğini, Devletin de bu anlayış paralelinde üniversitelerimize gereken kaynakları ayırması gerekir.

Mehmet Ali Özkan
mehmetaliozkan@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir