Biz de Herkes Gibi Kervanı Yola Çıkmadan Dizsek…

0
68

Kirada oturanlar ve belli sürelerde muhit/şehir değiştirenler için aile hekimliği uygulaması Sağlık Ocağı hekimliğinden ileri gidebilecek mi?

Çılgın projeli, kraliyet düğünlü, kopyasız ama şifreli ve bol yağışlı bir Nisan ayını geride bıraktık. Gündemin bu kadar hızlı ve her patlayan bombanın gündemi en az bir önceki kadar meşgul ettiği başka bir zaman hatırlamıyorum desem yeridir. Gündeme düşenlerden fırsat kalırsa arta kalan boşluğu da sağlık sektörü ile ilgili aklıma takılan sorular dolduruyor. Örneğin, en son aile hekimliği ile ilgili bir konuya takıldım. Konu tamamen benim aile hekimimizle tanışma talebim ile başladı. İnternetten TC kimlik numaramı yazarak sorgulama yaptım ve aile hekimimizin ismini öğrendim. Ancak küçük bir sorun vardı. Bağlı bulunduğumuz aile hekimi, bizim bir önceki adresimize yakın bir sağlık ocağında görev yapıyordu. Elbette biz “gittiğim yerden kime ne” diye düşünen çoğu bezgin Türk insanı gibi, ikametgâhımızı yeni adresimize aldırmadığımızdan, aile hekimimiz de eski adrese göre belirlenmişti. Aile hekimliği ile ilgili bütün mecralarda yapılan o kadar reklam, duyuru ve bilgilendirmeye rağmen herhangi bir sağlık sorununda soluğu her zaman gittiğimiz özel sağlık kurumunda aldığımızdan, bugüne kadar hiç aile hekimimize uğramak aklımıza dahi gelmemişti. Dolayısı ile benim aile hekimimiz ile tanışma isteğim tamamen meraktandı. Sonra aile hekimimizi değiştirebileceğimi öğrendim. İlk iş olarak yeni taşındığımız muhitte bize en yakın olan sağlık ocağını arayarak aile hekimimi değiştirmek istediğimi ilettim. TC kimlik numarası, telefon, isim, adres gibi bilgileri aldıktan sonra hemen yardımcı oldular. Yeni aile hekimimiz ile evimiz arasında tam tamına 272 adım var, o kadar yakın yani. Buna rağmen insan yine de daha önce gittiği hekimi karşısında görmek istiyor. Demem odur ki; biz yine bizim hastane diye bellediğimiz o kuruma gideceğiz. Kirada oturanlar ve belli sürelerde muhit/şehir değiştirenler için aile hekimliği uygulaması Sağlık Ocağı hekimliğinden ileri gidebilecek mi? Her ne kadar bu konuda Türkiye’de yapılmış bir araştırma ya da istatistik bulamamış olsam da; bu ülkede kirada yaşayan çoğu insanın ortalama iki veya üç senede bir evini değiştirdiğini düşünüyorum. Bu durumda bu insanlar her yeni muhitte yeni bir aile hekimine gidiyor olmalılar.

Peki, aile hekimliğinin temelinde hekimin hizmet verdiği insanları aile, çevre ve iş ilişkileri ile tanıyıp, sağlık durumlarını aynı zamanda yaşam standartlarını da ekleyerek değerlendirmesi yok mudur? Ya da aile hekimliğinin asıl amacı, koruyucu sağlık uygulamalarını ve sağlık eğitimlerini bu çerçevede sunmak değil midir?

Ve tüm bunların sonucunda belki de ülke için özellikle kronik hastalıklar ile ilgili bir veri bankasının oluşturulması, sağlıkla ilgili demografik haritaların çıkarılması hedeflenmemiş miydi? Peki, nasıl olacak tüm bunlar? Bizim gibi aile hekimine gitmeye lüzum görmeyen bir topluluk ile aile hekimini sürekli değiştirmek zorunda kalacak bir topluluk olacak. Diyebilirsiniz ki; ilk grup için tüm hastaneler hasta bilgilerini aile hekimleri ile paylaşıyor, ikinci grup için de bir önceki aile hekimi bir sonrakine bilgi veriyor. Yine de tam istenilenin ve doğru olanın bu olduğunu sanmıyorum. Çünkü önemli olan beni ve ailemi hasta olduğumuz zaman öncelikle ve sürekli olarak aynı hekimin görmesi ki; o zaman o hekim ailem ve benim için gerçekten koruyucu sağlık uygulamalarını da önerebilsin, değerlendirebilsin. Diğer taraftan şu ana kadar olan uygulama ile ilgili gelen geri bildirimler de benim bu düşüncemi destekler nitelikte. Genellikle yüze bakılmadan yapılan doktor görüşmelerinden bıkmış olan çoğunluk, aile hekimlerinin yeni dükkân açmış tüccar coşkusuyla hastalarına özen ve güler yüz göstermelerinden memnun. Diğer yandan başka bir grup da; aile hekimlerinin uzmanlıklarını dahili tıp uzmanlıkları ile karşılaştırmak gibi büyük bir yanlıştalar. Yıllarca her hekim ziyaretinin bir görüntüleme ya da bir tahlil talebi anlamına geldiğini zannetmiş olanlar ise; aile hekimlerinin muayene esnasındaki sorgulamalarını sıkıntıyla cevaplıyor ve bunun neden yapıldığını anlamıyorlar bile. Ne diyelim? Türkiye’de kolay olan tek şey proje üretmek de; asıl önemli olan o projeleri düzgün hayata geçirebilmek. Bunu bizim seviyemizdeki ülkeler yapabiliyor. Biz acaba ne zaman kervanı yola çıkmadan önce dizmeye başlayacağız?

Beril Erem
beril.erem@gmail.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here