Kirlilik, Profesyonellik, Amatörlük…

Bilgiye hakim değilseniz bilgisizlik size hakim olmakta ve sistemin, ahengin yerini bilgisizlik ve ahenksizlik almaktadır… 

Çağımızın baş ağrılarından birisidir kirlilik, kirlenmişlik. Görüntü kirliliği, Çevre kirliliği, Gürültü kirliliği, Bilgi kirliliği vs… Tüm bu çeşitlemeler, kirlilik skalasında herkese göre farklı ehemmiyet arz etmektedir… Bana göre bunların en ciddi boyutlara ulaşanı ve en zararlısı Bilgi ile ilintili olanıdır. Bilgiye hakim değilseniz bilgisizlik size hakim olmakta ve sistemin, ahengin yerini bilgisizlik ve ahenksizlik almaktadır… Ama bilgiyi sistematik olarak arşivleyenler, betimleyenler ve doğru bilgiye sahip olan ve adımını, bu doğru bilgiye göre atmış olanlar daha az ah etmek de ve daha az hayıflanmaktadır. Çapraşık ve karmaşık ve tutarsız birikimle herhangi bir yola çıkanlar yolu yarıladıklarında aslında eldeki yanlış veya eksik doneye göre adımlar attıklarından aslında gitmek istedikleri noktanın aksi istikamette yol aldıklarını ve belki başlanmamışlığın çok gerisinde bir yorulmuşluk ve efor ve zaman kaybını zamanlarca sonra fark ettiklerinde tühhhh demek için çok geç kaldıklarını anlayabilmektedirler. 15.000 firma dillendirilmişliğinden 2.750’lere inmiş olmak yol çizicilere, yol göstericilerin bir jesti olsa gerek.

Profesyonellik…
Kimdir profesyonel? Nedir profesyonellik? İşini iyi bilen, gereklerini tam manası ile yapan, kaliteye her anlamda bağlı ve bağımlı olan (kişisel kalite, ilişki kalitesi, iş kalitesi)… Piyasada belirli bir değeri olan, olduğu yere asla tepeden inme gelmemiş olan, aksine basamakları en alttan başlayarak tırmanarak gelmiş olandır… Sahayı da, şartlarını da çok iyi bilir, her şeyi günceller kendisini ve bilgisini sürekli yeniler, yenilenir. Gücü tamamen bilgi –donanım ve tecrübelerinden gelir, oyunu kurallarına göre oynaması gerektiğini bilir ve bu bilinç üzere oynar… Hayır ile başlayan veya biten cümleleri sık sık ve fütursuzca kullanır hayatında, şablonculuğa asla prim tanımaz… Amacı köşe dönmek değil iş çıkarmaktır, iş yapmaktır, para nasılsa bir şekilde onu bulur, bulacaktır buna inanır. Ne kadar profesyonelleşirse profesyonelleşsin içindeki amatör çocuğa o denli sahip çıkar, onunla birlikte soluk alıp verir, onun hep kendisi ile kalmasını sağlar… Sahada ve sahnede sadece kendisinin olmasını yeğler, bencildir, sürekli düşünen, zorlayan bir beyni vardır, onlarca insan arasında bir anda yalnız kalabilmeyi başarır… Kah patron, kah müstahdem “profesyonelce davranan” herkes profesyoneldir. Bunu başarabilenlerse Profesyonellik gösterebilenlerdir ancak.

Amatörlük…
Şimdi tüm bu yukarıda sayılanların aksini amatör ve amatörlük için düşünebileceğimiz gibi, iz düşümlerini daha da belirginleştirecek olursak… Öğrenmeye ve sürecine inanmayan, varsayımlar üzere davranan ve yaşayan kimsedir, sıradanlık ve yetersizlik hem görüntüsüne hem de konuşmasına sinmiştir, karışık ve dağınık bir akla sahiptir, sorunları genellikle görmezden gelmeyi yeğleær ve onları açmayı, aşmayı ve paylaşmayı değil, saklamayı seçer… Bitmemiş ve bitmeyecek onlarca işle doludur, paradan anlamaz, doğru kullanamaz. Zoru ve engeli gördüğünde vazgeçmeyi tercih eder, hiçbirini alt etmek çaba sarf etmez, olabilirlik ve yapılabilirlikler üzerine fikir üretmez… Sürekli bir haksızlıktan dem vurur, hep yakınmaklı ve ağlamaklıdır… Bu onun için başarısızlıklara ve vakalara uydurulacak en iyi maskedir.

Kalınız Sağlıcakla.

Bir şeye ait her şeyi öğrenin; her şeye dair bir şeyler bilin.
VAR DYKE

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir