Tıbbi cihaz sektörü kurumsal yapısını güçlendiriyor

0
87
tumdef11

tumdef11“3. Ulusal Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Kongresi” sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. Kongrede; sektörün sorunları ve çözüm yolları masaya yatırıldı.

Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekleri Federasyonu (TÜMDEF) ve Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) organizasyonu ile düzenlenen “3. Ulusal Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Kongresi” 18-20 Şubat tarihleri arasında Antalya WOW Topkapı Palace Otel’de gerçekleştirildi. Tıbbi cihaz üretici ve tedarikçileri ile kamu kurumlarının temsilcilerini buluşturan kongre; Kongre Genel Sekreteri Barış Fırat, TÜMDEF Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yaz, SEİS Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir, İzmir Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Akın Kazançoğlu, Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Ali Sait Septioğlu, Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Hüseyin Erkan Yardımcı’nın açılış konuşmaları ile başladı. Programları nedeniyle açılış sonrası kongreye katılan; Kamu İhale Kurumu Başkanı Hasan Gül ile KOSGEB Başkan Yardımcısı Bayram Mecit de katılımcılara hitap ettiler. Kamu Kurumları ile sektör temsilcilerinin konuşmacı olarak yer aldığı kongrede; sektörün sorunlarının masaya yatırıldığı çok sayıda oturum gerçekleştirildi. Kongre çerçevesinde düzenlenen TİTUBB ve EKAP eğitimleri büyük ilgi gördü. Kongreye geniş bir katılım sağlandı. Biyomedikal Teknik Lisesi’ne verilmek üzere, Arı Medikal tarafından tomoğrafi cihazı, röntgen cihazı ve film banyo makinesi, Mikromed tarafından otoanalizör, Yüce Medikal tarafından ise 23 okula gazlı bez, spanç ve pamuk bağışında bulunuldu. Bağışları TÜMDEF Yönetim Kurulu Üyesi Necip Dalkılıç organize edecek. Kongre çerçevesinde düzenlenen törenle, kongreye katkıda bulunanlara plaketleri de verildi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan TÜMDEF Genel Sekreteri Barış Fırat, Türkiye tıbbi cihaz sektörünün 2.4 milyar dolarlık bir ciroya sahip olduğunu söyledi. Tıbbi cihaz sektörünün katma değeri yüksek ve hayati önem arz eden bir sektör olduğunu vurgulayan Fırat, “Gerek sektörün tüm sağlık sunucuları, gerekse biz tıbbi cihaz üretici ve tedarikçileri en yeni teknolojileri ve en kaliteli ürünleri hem iç pazarda hem de dış pazarda sürekli takip etmekte, söz konusu yenilikleri ülkemize getirmek anlamında çaba sarf etmekteyiz. Tıbbi cihaz sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla büyümekte ve gelişim göstermektedir” dedi. Türkiye tıbbi cihaz sektörünün büyüklüğünün 2.4 milyar dolar olduğunu belirten Fırat şöyle konuştu: “Tıbbi cihaz sektörünün 2010 yılı verilerine bakıldığında 1.9 milyar dolar ithalat, 200 milyon dolar ihracatı bulunmaktadır. Sektörümüzde ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yaklaşık % 15 civarındadır.

“Dışa bağımlılık azaltılmalı”
TÜMDEF Genel Başkanı Kemal Yaz ise konuşmasında tıbbi cihazda dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğine dikkati çekti. Kalitesiz ve ucuz malzeme girişinin de önlenmesi gerektiğini belirten Yaz, Merkezi alımların kaldırılması gerektiğini ifade etti. Kamu ihalelerindeki alımlarda keyfi uygulamaların önüne geçilmesini gerektiğini isteyen Kemal Yaz, “Kamu İhale Kurumu, alımları karmaşık hale getirmiştir” diye konuştu. Türkiye’nin 7 bölgesinde güçlü dernekler oluşturduklarını belirten Yaz, güçlü bir federasyon oluşturmak için bu çabalarını daha da artırarak sürdüreceklerini söyledi. Her kongrenin sektörü biraz daha ileriye götürdüğünü belirten Kemal Yaz, kurumlar arası diyalogun da arttığını kaydetti. SEİS Başkanı Metin Demir de, güncel sorunlarla ilgili ciddi çalışmalar yaptıklarını söyledi. Elektronik ihale, çerçeve ihale, piyasa denetim-gözetimi ile ilgili toplantılar yaptıklarını belirten Demir şöyle konuştu: “İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu taslağında idari özerklik yok. İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü ile aylık toplantılarımız oluyor. Yerli üretimin gelişmesiyle ilgili üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesi için çalışıyoruz. 4-5 Nisan’da Ankara’da Ankara Kalkınma Ajansı ile birlikte bir Çalıştay düzenleyeceğiz. Ankara’da üreticilerimizi ziyaret ederek sorunlarını dinliyoruz. Meslek standartları ile ilgili de çalışmalar yapıyoruz.” 22 Endüstri Meslek Lisesi’nde Biyomedikal Bölümlerinin açıldığını belirten Metin Demir, “Buradan mezun olanların bu alanda iş bulamayıp başka alanlara kaydığını duyup üzülüyorum. Bu arkadaşlarımızı sektörümüze kazandıralım” dedi.

“Çalışmalarımızı sektörle paylaşıyoruz”
İzmir Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Akın Kazançoğlu da konuşmasında, kongreden çıkacak olan sonucun sektörün yol haritasını oluşturacağını ifade etti. Tıbbi cihaz üretiminin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Kazançoğlu, “Kamu ihalelerinde yerli üretimin desteklenmesi lazım” dedi. Tıbbi cihaz sektörünün çok özel bir sektör olduğunu belirten Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Ali Sait Septioğlu, “Bu sektörü bilen kişilerin Bakanlığımız bünyesinde çalışması önem taşıyor. Personel altyapımızı geliştirmiş bulunmaktayız. Sorunların çözüme kavuşturulması için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Sektör yetkilileriyle aylık ve 3 aylık toplantılar yapıyoruz. Mevzuatlarımızı yaparken sektörle paylaşıyoruz. Sahada karşılaşabileceğimiz sorunları bizimle paylaşıyorlar. Çözüm önerilerini de bize iletmelerini istiyoruz. Tıbbi cihaz üretimine önem vermek gerektiğini düşünüyoruz. Bakanlık olarak da elimizden gelen desteği veriyoruz” dedi. Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Hüseyin Erkan Yardımcı da, ihalelerde rekabet kurullarına uyulmadığını belirtti.

Ulusal Sağlık Stratejisi
SEİS Başkanı Metin Demir’in moderatörlüğünü yaptığı, “SGK Sağlık Uygulama Tebliği, TİTUBB ve Ulusal Sağlık Stratejisi” oturumuna konuşmacı olarak; Sağlık Bakanlığı Tıbbi Cihaz Hizmetleri Daire Başkanlığı Kayıt Bildirim Şube Müdürü Ersen Ünsal, Sosyal Güvenlik Kurumu Tıbbi Malzeme Daire Başkanlığı Şube Müdürü Reyhan Yalçın Bozkurt, SEİS Danışmanı Ayhan Koçak ve TÜMDEF Yönetim Kurulu Üyesi V. Cengiz Balçık katıldı. “Ülkemizin tıbbi cihaz üretim stratejisi ne olmalıdır?” başlıklı bir konuşma yapan Cengiz Balçık, “Tıbbi cihaz, bünyesinde 300 bine yakın ürün barındıran geniş bir yelpazedir. Dünyadaki Pazar sıralamasında ABD, AB Ülkeleri, hızla büyüyen Çin pazara hâkimdir. Ülkemiz dünya tıbbi cihaz üretiminde istenilen seviyede değildir. İhracatın ithalatı karşılama oranı % 15’dir. Ülkemiz sanayinin içerisindeki tıbbi cihaz payı % 0.08’dir. İstihdam payı ise % 1’dir. Ülkemizdeki tıbbi cihaz pazarı ithalata dayalı olarak büyümüştür. Pazarda kullanılan cihazların % 85’i ithal ürünlerdir. Ülkemizde üretilen cihazlar orta ve düşük teknolojili ürünlerdir. Dünyadaki eş değer cihazlar ile rekabet edebilme şansı azdır” dedi. Tıbbi cihaz sanayi stratejimiz ve eylem planımız ile ilgili de konuşan Balçık sözlerini şöyle sürdürdü: Ülkemizde üretilen arz fazlası cihaz üretimi desteklenmemelidir. Hatta yeni üretici benzeş cihaz yerine başka cihaz üretimine yönlendirilmelidir. Kamu alımlarında % 15 yerli avantajı hükmünün yerine getirilmesi gerekmektedir. Katma değeri yüksek, Kamu ve özel sektör tarafından yürütülen, ileri teknoloji gerektiren nano teknoloji, biyoteknoloji, inovasyon vb. alanlarda kapasite oluşturma çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Dünyada tıbbi cihaz üretiminde söz sahibi olmak istiyorsak, tıbbi cihazda cari açık değil, cari fazla vermek istiyorsak sektörel sanayi politikamızı, vizyonumuzu ortaya koymalıyız. Hayalimizi gerçekler üzerine kurarsak gerçekleştiğini de görürüz.” SEİS Danışmanı Ayhan Koçak da, sektörün karar alma süreçlerinde etkili olması gerektiğini kaydetti.

“Harcamalarımızı kısacak değiliz”
Tıbbi cihaz terminoloji listesini yayınlayacaklarını belirten Sosyal Güvenlik Kurumu Tıbbi Malzeme Daire Başkanlığı Şube Müdürü Reyhan Yalçın Bozkurt, “Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde Türkiye tıbbi malzeme alanında da AB Mevzuatına uyum çabası içerisindedir. Bazı karar vericilere göre tıbbi cihaz olarak dikkate alınan bazı ürünler henüz uyumlaştırılmamıştır. Bunlar; özürlü veya sakat kişiler için yapılan aletler, tıbbi cihazların yedek parçaları. Bir aksesuar tıbbi cihaz olarak tanımlanmamakla birlikte, tıbbi cihazın asıl amacına ulaşmasına yardımcı oluyorsa o tıbbi cihazla aynı prosedüre tabi olması ve GHTF kılavuzlarınca o tıbbi cihaz gibi kabul edilmesi tavsiye olunur” dedi. Dünya tıbbi cihaz sektöründe öncü ülkelerin ABD, Japonya, Almanya, Fransa, Çin, İtalya, İngiltere, İrlanda, Hollanda ve Meksika olduğunu hatırlatan Bozkurt, “Bu ülkeler ihracatta ilk 10 sırayı paylaşan ülkelerken; ithalatta ABD, Almanya, Hollanda, Japonya, İngiltere, Fransa, Çin ve Kanada sıralanabilir. Türkiye’nin ise dünya medikal sektörünün ihracat pastasındaki payı yaklaşık % 0,1 iken, dünya ithalatındaki payı %1’dir. Türkiye’de medikal sektörünün toplam 2009 yılı ihracatı 187 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Sektörün ihracatının son yıllarda önemli artışlar gösterdiği gözlenmektedir. Sektörün ithalatı 2009 yılında 1.6 milyar doları aşmıştır. 2009 yılında küresel kriz sektörün ithalatında etkili olmuş ve ihracatın aksine ithalatta önemli azalış görülmüştür. Sektörde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 11 seviyesinde bulunmaktadır” diye konuştu. TİTUBB hakkında da bilgi veren Bozkurt şöyle konuştu: “UBB bankasının ortak bir dil oluşturması sayesinde; Tıbbi Cihazların tüm dolaşım bilgilerine ulaşılabilmektedir. Örneğin, KİK’nun UBB ile entegrasyonu neticesinde hangi Tıbbi Cihazı, hangi hastane kaç tane ve kaça almış görülebilmektedir. Harcamalarımızı kısacak değiliz, ancak sağlık harcamalarımızın karşılığında nasıl daha fazlasını alabiliriz sorusuna cevap bulmak önümüzdeki yıllarda en önemli meselemiz haline gelecek.” Sağlık Bakanlığı Tıbbi Cihaz Hizmetleri Daire Başkanlığı Kayıt Bildirim Şube Müdürü Ersen Ünsal da TİTUBB hakkında şu bilgileri verdi: “TİTUBB’a kayıtlı olmayan tıbbi cihazlar Hastaneler tarafından alınmamaktadır. TİTUBB’a kayıtlı olmayan tıbbi cihazların Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödemeleri yapılmamaktadır. TİTUBB kayıtları Dış Ticaret Müsteşarlığı denetimlerinde kullanılmaktadır. TİTUBB kayıtları Kamu İhale Kurumu tarafından elektronik ihale sisteminde kullanılmaktadır. TİTUBB kayıtları Bakanlığımızın yürüttüğü Malzeme Kaynak Yönetim Sistemi’nde kullanılmaktadır. TİTUBB kayıtları Maliye Bakanlığı’nın vergilendirme çalışmalarında kullanılmaktadır. TİTUBB kayıtları Gümrük Müsteşarlığı’nın denetimlerinde kullanılacaktır.”

Dinamik bir sektör
İMDER Başkanı Necati Kaya’nın moderatörlüğünü yaptığı; “E-İhale Uygulamaları ve TİTUBB” oturumuna konuşmacı olarak; Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Hakan Karagöz, Sosyal Güvenlik Kurumu Tıbbi Malzeme Daire Başkanlığı Şube Müdürü Reyhan Yalçın Bozkurt, Kamu İhale Kurumu Uzmanı Ümit Alsaç, SEİS Genel Sekreteri Av. Refika Eser ile İMDER Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Yiğit katıldı. Yusuf Yiğit yaptığı konuşmada e-ihale ile kağıtsız ihaleye geçiş olacağını söyledi. Sağlık Uygulama Tebliği’nin güncellenmesi gerektiğini hatırlatan Yiğit, GMDN kodlarının da güncellenmesi gerektiğini belirtti. Refika Eser de konuşmasında, tıbbi cihaz sektörünün dinamik bir sektör olduğunu belirterek, “Değişikliğe çok kolay uyum sağlayan bir sektörüz” dedi. E-ihalelerin idareleri ve sektörünü rahatlatacağına inandığını söyleyen Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Hakan Karagöz, “Şartname güncellenmesinin tek bir merkezden yapılması zor. Toplu alımlarla birlikte teknik şartnameler oluşuyor” diye konuştu. 1 Mart’ta uygulamaya geçecek olan e-ihalenin; Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi, Yıldırım Bayazıt Devlet Hastanesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Hastanesi’nde uygulanacağını anlatan Kamu İhale Kurumu Uzmanı Ümit Alsaç, “TİTUBB’un varlığı tıbbi cihaz sektörünü elektronik ihalede seçmemize sebep oldu. Sistemin iyileşmesi sektördekilerin geri bildirimleri ile mümkün olacaktır” dedi. Reyhan Yalçın Bozkurt da, TİTUBB’un birçok ilkin başlanğıcı olduğunu belirtti. Bozkurt, TİTUBB’un iyi uygulama takdir ödülünü de aldığını hatırlattı. Necati Kaya ise, bu uygulamanın sektörü disipline edeceğini savundu.

Üniversitelerin ödeme sorunu
Gaziantep Sağlık İş Adamları Derneği (GASİD) Başkanı Mehmet Dal’ın moderatörlüğünü yaptığı ” Sağlık Bakanlığı ve Üniversite Hastaneleri İlişkileri, Ödeme Sorunları” oturumuna konuşmacı olarak; Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’ndan Ahmet Üner, SGK Ödemeler Şube Müdür Vekili Dr. Cenap Yıldırım, SEİS Hukuk Müşaviri Av. Muhittin Ertuğrul Ertürk, TÜMDEF Yönetim Kurulu Üyesi Sani Öğücü, ÇUMED Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hilmi Akşamoğlu katıldı. Sani Öğücü yaptığı konuşmada üniversite hastanelerindeki ödeme sorunun artarak devam ettiğini belirtti. Üniversiteler Birliği ve YÖK ile görüşmelerde bulunulduğunu söyleyen Öğücü, bir sonuç alınamadığını ifade etti. Üniversitelerin iyi bir bütçeleme yapamadıklarına işaret eden Sani Öğücü, “Her üniversite ile yaşanan sorun o üniversite ile çözülmeli” dedi. Üniversite hastanelerinin her şeyinin sorun olduğunu söyleyen Av. Muhittin Ertuğrul Ertürk ise, “Nüfusu 850 binin altında olan yerlerdeki üniversite hastaneleri Sağlık Bakanlığı’nın kullanımına açılacak” dedi. Dr. Hilmi Akşamoğlu da hastanelerin kâr odaklı çalıştıklarını söyledi. Hastanelerin hedef objesinin para değil hasta olması gerektiğini hatırlatan Akşamoğlu, “İdareciler sadece yaptıkları işlerdeki usul yanlışlıklarından sorumlu tutulmaktadır. Ama görevleri olduğu halde yapmadıklarından sorumlu tutulmuyorlar” diye konuştu. Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’ndan Ahmet Üner de Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki mali yapının yakınden takip edildiğini anlattı. Üner, “Kurumlarımızın gelir kaçaklarını engelledik. İşçi sayısı tespit ve takip sistemi kurduk. Hastanelere 2010 yılında 209 milyon TL hazine yardımı yapıldı. 2011 yılında 171 milyon TL daha yapılacak” şeklinde konuştu.

Üniversite-Kamu-Üretici işbirliği
TÜDER Başkanı Mustafa Daşçı’nın moderatörlüğünü yaptığı, “Tıbbi Cihaz Üretim Politikaları, Sektörel Teşvikler, Ar-Ge ve İnovasyon” oturumuna konuşmacı olarak; Antalya Teknokent A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Helvacı, Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan Yusuf Türkoğlu, KOSGEB Başkan Yardımcısı Bayram Mecit, TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) Uzmanı İlker Keskinkılıç, SEİS Araştırma Uzmanı İlke Eren TÜMDEF Yönetim Kurulu Üyesi Necati Kaya katıldı. İlke Eren konuşmasında; sektörde bir üretim artışı görüldüğünü belirtti. Eren, “Bunu Samsun Cerrahi El Aletler Kümelenmesi’nde görüyoruz. Üniversite-Kamu-Üretici işbirliği ile yeni ürünler üretilebilir” dedi. Antalya Teknokent A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Helvacı da konuşmasında Ar-Ge yapan kuruluşları desteklediklerine değindi. Yatırımların sürdürülebilmesinin zor olduğunu bu sebeple desteğe ihtiyaç duyulduğunu anlatan Helvacı, “Sanayi Bakanlığı bu desteği veriyor. Santez projesiyle 30 milyon dolarlık bir destek sağlandı. Bu yıl bu destek 300 milyon dolara çıkacak. Yerli üreticilerinin sayısının artması gerekiyor. Teknokentler gelecekte üreticilerin gözdesi olacaktır. Prototipini geliştirmiş şirketlere üretim için destekler sağlanacak” diye konuştu. TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) Uzmanı İlker Keskinkılıç da konuşmasında Ar-Ge yenilik faaliyetlerinde destekler hakkında bilgi verdi. 16 yılda 12 bin projenin kendilerine geldiğini, tıbbi cihaz alanında 311 projenin başvurduğunu söyleyen Keskinkılıç, “Bu projelerden 204 adedi desteklendi. Bunlardan 90 tanesi tamamlandı. 77 tanesi devam ediyor. Tıbbi cihaz sektöründe Ar-Ge anlamında bir kıpırdanma var” dedi. Yusuf Türkoğlu da konuşmasında; medikal sektörünün ihracat rakamlarında % 2-3’lık bir artışın olduğunu belirtti. Türkoğlu, “Bu durum sektörün ne kadar önemli olduğunun en önemli bir göstergesidir. Yerli araştırma ve teknoloji düzeyi henüz istenilen düzeyde değil. Sektörde 6 bin civarında firma bulunmaktadır. 400 civarında ise orta ve büyük ölçekli firma var. Sektör, Ankara, İstanbul, İzmir ve Samsun’da kümelenmiş. 147 ülkeye ihracat yapılıyor. Pazarlama ulaşma da sıkıntı yok. Küçük meblağlardaki ihracatı artırmak gerekiyor” dedi. Necati Kaya da sunumunda, Türkiye’de tıbbi cihaz sektörünün sorunlarına değindi. Türkiye’de üretici olmanın yürek istediğini ifade eden Kaya, “Bu ülkede 1 TL’lik ürün üretilse bile 5 TL’lik ithal ürünün önünü kesmiş oluyor. Bazı ülkelerde yerli üreticiler stratejik ürünler ürettikleri için korunurlar. Bizde de bu olmalı. Hiçbir hastanede teknik şartname birliği yok. Bakanlığın internet sitesinde şartnameler yayınlanırsa bu sorun ortadan kalkar” diye konuştu. KOSGEB Başkan Yardımcısı Bayram Mecit de konuşmasında, “KOSGEB Ar-Ge Destekleri ve Mekanizmaları” başlıklı bir sunum yaptı. Rekabet etmenin yolunun Ar-Ge’den geçtiğini savunan Mecit, tıbbi cihaz sektörünün bir eylem planının olması gerektiğini hatırlattı. Sağlıklı bir veri tabanının oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Bayram Mecit, bölgesel sektörel teşviklerin sağlanması gerektiğini belirtti. Mecit, son yıllarda teknolojiye büyük yatırımların yapıldığını belirterek, “Teknoloji tabanlı üretim yapılmalıdır” dedi.

Dış Ticaret Veri Sistemi
Ege Tıbbi Malzemeciler Derneği (EGEDER) Yönetim Kurulu Üyesi Moşe Eliş’in moderatörlüğünü yaptığı, “İthalat Denetimleri, Piyasa Gözetim ve Denetimleri” oturumuna konuşmacı olarak, Dış Ticaret Müsteşarlığı Standardizasyon Genel Müdürlüğü’nden Bumin Kaan Köktürk, Sağlık Bakanlığı Tıbbi Cihaz Hizmetleri Daire Başkanlığı Kayıt Bildirim Şube Müdürü Ersen Ünsal, SEİS Danışmanı Hami Türkeli, EGEDER Yönetim Kurulu Üyesi Aytekin Hakan Aydın, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Piyasa Gözetim Denetim Şube Müdürü Teoman Can katıldı. İhracat denetimleri hakkında bir konuşma yapan Bumin Kaan Köktürk, yönetmelikler kapsamı ile ürünlerin tamamının değil riskli görülen ürünlerin ithalatta denetlendiklerini söyledi. Köktürk, “CE belgesinin kontrolü yapılıyor. Ulusal Bilgi Bankası kaydı var mı yok mu diye bakılıyor” dedi. Dış Ticaret Veri Sistemi’nin kurulmakta olduğunu anlatan Köktürk, “Denetimlerin elektronik ortamda ve risk esaslı yapılması için bir yazılım geliştirdik. www.dtm.gov.tr de firma tanımlaması yapılacak. Elektronik imza olmalı. Elektronik imzası olmayan ithalat yapamayacak” dedi. Ersan Ünsal da, konuşmasında Tıbbi Cihaz Daire Başkanlığı’nın faaliyetleri üstünde durdu. Ünsal, her tıbbi cihazın bir kimlik belgesinin olacağını belirtti. Teoman Can da, piyasa denetimi ve gözetimi hakkında bilgiler verdi. Hami Türkeli de sektörün sorunlarının çok olduğunu, bunun kongrede masaya yatırıldığını ifade etti.

“Ödeme süreleri şartnamede olmalı”
TÜMDEF eski Genel Başkanı Mehmet Ali Özkan’ın moderatörlüğünü yaptığı, “Kamu İhale Uygulamaları – Toplu Alımlar, Hizmet Alımları, Rekabet Kuralları” oturumuna konuşmacı olarak; Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Hakan Karagöz, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Donatım Planlama Daire Koordinatörü Faruk Özcan, KİK Düzenleme Daire Başkanı Oğuz Çalık, Kamu İhale Kurumu Başkanı Hasan Gül, Rekabet Kurumu Baş Uzmanı ve Rekabet Uzmanları Derneği Başkanı Hakan Suat Ölmez, SEİS Hukuk Müşaviri Av. Muhittin Ertuğrul Ertürk, MASSİAD Başkanı Kazım Eryaşar katıldı. Kazım Eryaşar konuşmasında çerçeve ihaleler ile ilgili bilgi verdi. Münferit alımlarda ürün teslim süresinin çok kısa olması dolayısıyla problem ortaya çıktığını belirten Eryaşar, “Şartnamelerde ödemeler için süre belirtilmeli, bu süreye kesinlikle uyulmalı ve tahakkuk birimine gidene kadar ki süreç bu süreden düşülmelidir” diye konuştu. SEİS Hukuk Müşaviri Av. Muhittin Ertuğrul Ertürk de, Kamu ihale mevzuatında yapılan değişiklikleri anlattı. İhalelerle ilgili şikayet sürelerinin kısaltılması gerektiğine değinen Ertürk şunları söyledi: “KİK kararları ve içtihatları ile ilgili şikayetler var. Danıştay’ın KİK ile ilgili en yeni içtihadı 2006 yılına ait. Yaklaşık maliyetin ihale anında açıklanması isabetli bir karar oldu. İdarelerin mevzuata aykırı olmamak kaydıyla tip sözleşmeler üzerinde değişiklik yapabilmeleri de iyi oldu. Ayrıca aşırı düşük teklif sorgulaması etkinleştirildi.” Toplu alımların ortak teknik şartnamelerin oluşmasına katkı sağlayacağını söyleyen Hakan Karagöz, “Sağlık Bakanlığı 2088 yılında 20 bin ihale yaptı. 2010 yılının ilk 9 ayında ise 10 bin ihale yapıldı. Toplu alımlar rekabeti engellemiyor” dedi. Kamu alımlarında son gelişmeler üzerinde duan KİK Düzenleme Daire Başkanı Oğuz Çalık şöyle konuştu: “1 Eylül 2010’dan itibaren ihale dokümanı EKAP üzerinden yapılmaya ve kimi işlemler EKAP’a kaydedilmeye başlandı. 1 Mart 2011’den itibaren e-imza ile EKAP’tan doküman indirilebilecek. Sektör hazır olmadan elektronik ihaleyi yaygınlaştırmayız.” Rekabet Kurumu Baş Uzmanı Hakan Suat Ölmez de konuşmasında şunları söyledi: “Diagnostik cihaz üreticileri ve tedarikçileri soruşturması yeni açıldı. Medikal Gaz soruşturması da açıldı. Cihaz bakım onarımlarını herkesin yapmasını sağladık. Şifre (cihaz şifreleri) uygulamalarına ilişkin hüküm getirdik. Hizmet alımlarında yönlendirme problemleri var. Sektörün birleşip ortaklıklar kurması gerekir.” SEİS Danışmanı Hami Türkeli’nin moderatörlüğünü yaptığı, “Meslek Kanunu ve Sektörde Eğitim Sorunları, Projeler, Meslek Standartları” oturumuna konuşmacı olarak, Sağlık Bakanlığı’ndan Dr. Atilla Oğuz Boyalı, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. İnan Güler, SEİS Genel Sekreteri Av. Refika Eser, TÜMDEF Yönetim Kurulu Üyesi Necip Dalkılıç, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Mehtap Naillioğlu Kaymak katıldı.

SEİS-TÜMDEF etle tırnak gibi
Kongrenin son günü, TÜMDEF Genel Başkanı Kemal Yaz’ın yönettiği “Sektör Sivil Toplum Kuruluşları Dünü, Bugünü ve Birlikteliği” oturumuna konuşmacı olarak; SEİS Başkanı Metin Demir ile TÜMDEF Genel Sekreteri Barış Fırat katıldı. Serbest konuşmalar ve genel değerlendirmelere geçildiğinde; Akın Kazançoğlu, Barış Fırat, Metin Demir, Medikal Plus yazarı ve eski TÜMDEF Genel Başkanı Mehmet Ali Özkan, Ali Hikmet Fırat, Necati Kaya, MASSİAD Başkanı Kazım Eryaşar, Ege Tıbbi Malzemeciler Derneği Başkanı Recai Arslan söz alarak genel görüş ve önerilerini dile getirdiler. SEİS Başkanı Metin Demir, TÜMDEF ile önemli bir sinerji yakaladıklarını söyledi. Demir, “Bu birliktelik olmadan, sektördeki bu güç birliği olmadan inanın yapacağımız, yaptığımız hiçbir projenin önemi yok. Yol haritamız üzerinde iyi çalışmamız lazım. Klinik mühendisliği çok önemsiyoruz. Üreticilerimiz ise olmayan alanlarda üretim yapmalıdırlar diye düşünüyorum” dedi. Mehmet Ali Özkan yaptığı konuşmada; derneklerin ve federasyonun üyeleri için çalışması gerektiğini, üye olanla olmayanın bir çizgisinin ortaya konulması gerektiğini belirtti. Özkan, “Kamu ile sadece üyelerimizi buluşturalım. Bunu hissettirmemiz lazım. SEİS ve TÜMDEF etle tırnak gibidir. SADER’in de bu oluşuma katılması gerekir. Bunu engelleyen kimler olur ise birkaç yıl sonra vicdanen çok rahatsız olduklarını hissedeceklerdir. SADER’i bünyemize alıp tecrübelerinden faydalanmamız lazım. Fazla dernek değil, nitelikli dernekler federasyona üye olmalıdır. Derneklerin alt yapısını kuvvetlendirmeliyiz” dedi. SADER Başkanı Engin Arel de konuşmasında, “Bireysel olarak, dernek faaliyetleri olarak hepimiz ayrı ayrı aynı konuları aynı şahıslarla belli çok yakın tarihlerde ziyaretler yaparak görüşüyoruz. Bu gerçekten zaman ve yeri geliyor para kaybına sebep olabiliyor. Federasyonun çatısı altında birleşip bir güç birliğini meydana getirebilirsek, ben de inanıyorum burada toplantının daha geniş katılımlı ve daha etkin bir sonuç çıkartacak çalışma haline gelmesi kuvvetlenecektir. Bu çalışmaların hep beraber bizleri daha ileriye götüreceğine inanıyorum. Kongreyi destekleyen kuruluşlar şöyle oldu: İzmir Ticaret Odası, Tüyap, MASSİAD, Covidien, 3M, Trio, Özgün A.Ş., Medkim Kimya, Mikromed, Bizim Medikal.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here