Eski yılın hesabı, yeni yılın devredenleri

Yeni yıl yazılarını çok seviyorum. Aslında bu “Yeni Yıl Yazıları” dediğimiz tür, genellikle Aralık ayında yazılması gereken bir türdür ve insanlığa geçmiş yılın hesabını kapattırıp, yeni yılın cari hesabı için biraz umut verip, hayaller kurdurtması gerekmektedir. Ne yazık ki ben tüm yılı, son ayın son gününe kadar görmeden bu tür yazıları yazamıyorum. Şimdi benim öncelikle geçen yılın hesabını bir kapatmam lazım.

Açık Mektup

Sondan başlamak gerekirse; geçen ay yayınlanan yazımdan başlayayım. Hani özel hastane yöneticilerine yazdığım açık mektuptan bahsediyorum. Yazıdan sonra birçok e-posta aldım, beni görüp de yazının hesabını soranlar, tebrik edenler, yüzüme garip garip bakanlar bile oldu. Bir de yazıyı anlamayanlar… En çok bu son grup beni mutlu etti. Bu grup ne yazıldığını anlayan ama özel hastane yöneticilerine mi yoksa hükümetin sağlık politikalarına mı ciciler gönderdiğimi anlamayanlardı. Zira benim yazıyı yazarken, okuyanlarda meydana getirmek istediğim etki tam da buydu. Gelen e-postaların tamamını bu yönde cevaplamaya özen gösterdim. Ama yine de aklında soru işareti kalanlar için buradan da tekrarlamak istiyorum. Başlığı “Açık Mektup” olan bir yazı her zaman kamuoyu önünde mektubun muhataplarını kötülemek amacıyla yazılmaz. Kullandığım mizah dili bu nedenle benim için önemli. Bugüne kadar yazdığım her yazıda mutlaka bir eleştiri olmuştur ve bu eleştirilerimi mümkün olduğunca bu üslupla yazmaya gayret etmişimdir. Ve son olarak; geçen ayki yazımın cicilerini yok illa biri giymek istiyorsa; kimin üstüne oluyorsa o giyebilir. Zevk meselesi…

Kaplumbağa hızında hayat

Şimdi gelelim diğer hesaba. Geçen yılın ilk ayında, yeni yıla hep bir motto ile girdiğimi yazmıştım. Ve hatta 2010 için “Hızlı Yaşa Genç Kal!” sözünü kendime ilke edindiğimden bahsetmiştim. Buradan itiraf etmeliyim ki; ben yine kaplumbağa hızında bir hayatı tercih ettim. Yaşlandım mı? Hayır. Yaş aldım, orası kesin. Ama yaşlı hissetmiyorum. Öte yandan bu mottoyu sahiplenmeme neden olan çamaşır makinesi ilk parça değişimini geçtiğimiz günlerde yaşadı. 12 dakikada çamaşır yıkayan makinem, parça değişimi nedeni ile 12 gün servis dışı. Bir daha burada hayat memat işleri ile arada ilişki kurdurtan teknolojik aletleri alacağımı yazarsam beni uyarın! E-posta adresimi biliyorsunuz zaten. Bu da ikinci hesaptı.

Yeni yıla umutlu başlayış

Geçen yılın hesaplarını kapattığıma göre artık geçmiş yıldan hayallerin devrettiği yepyeni bir yıla umutla başlayabilirim. Bu yeni yıldan sadece iki dileğim var. Birincisi; Ali Kaptan artık akıllansın. Tüm Türk erkekleri de onunla birlikte bu aydınlanmayı yaşasınlar ve artık Caroline’in gerçek yüzünü görsünler. Onun tek derdi eski sevgiliye kaybettiği parayı Ali’den tahsil edip bir ortodontiste gidip önce o ağzı bir düzeltmek. Belki ondan sonra Ağğliiii deyişi biraz düzelir. Berrin 1.Şubeye düşmeden inşallah bu sezonu tamamlar. Aylin o çamur deryası içinde bembeyaz kalan çorapları ile belki bir deterjan reklamında oynar. Cemile artık bu sezon bir dip boya ve kaşa gider diye umuyorum. Mete için ise tek dileğim, burun deliklerini küçük bir operasyon ile küçültmesi. Hani her seyrettiğimizde burun içi kılcal damarları görüp korkmak zorunda değiliz.

Yapacaklarınızı ertelemeyin

İkinci dileğim sizler için. Önümüzde on iki ay var. Yapmak istediklerinizi ertelemeden hemen işe koyulun. Özellikle özel ve sosyal hayatınız ile ilgili olanları. Tüm bunları gerçekten sağlık ve mutlulukla gerçekleştirmenizi ve bu yıl hayattan çok ama çok keyif almanızı diliyorum. Bundan gayri kendim için bir dileğim yok. Bu yıl zaten benim yılım olacak. Öyle hissediyorum. Seneye buralarda olursam “Bak demiştim” derim.

Beril Erem
beril.erem@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir